Hakkımda

Kozyatağı’ndaki küçük Kazım Karabekir İlkokulu‘nun Commodore 64lerle dolu bilgisayar odasında Basic dili ile ekranda bir çam ağacı gösterebildiğim anda başlamıştı sanırım herşey.

Oradan İstanbul Erkek Lisesi‘nin, bulunduğu şehrin en güzel manzaralarından birine sahip sınıflarına geçtiğimde artık eve döndüğümde ailemin müziğini duymaktan fenalık geçirme noktasına geldigi Dune gibi oyunları oynayabildiğim bir yandan Extras diskini takarak “nedir şu programcılık” soruma yanıt arayabildiğim bir Amiga 500’üm olmuştu. Sonra hayatımdaki pek çok şey gibi başında saatlerimi harcadığım o makine de bir evrimi geçirdi tabii ki…

“Çevrimiçi” hayatım ilk olarak BBS’ler ile başladı. İstanbul BBS, Doruk BBS gibi sayısal ortamlarda o zamanlar oynadığımız oyunlar için ipuçları arardık. İlk e-postamı Amerika’da yaşayan arkadaşım Can’a bir BBS üzerinden gönderdiğimde bu postanın kendisine bri kaç saatte anca ulaştığı gibi bir inanca sahiptim.

Sonra Internet geldi Türkiye’ye. Yazılı, resimli ve yazılı olmak üzere iki şekilde satıldığı zamanlarda Internet erişimlerinin, biz Boğaziçi Üniversite’sinde okuyan bir tanıdığımız sayesinde siyah beyaz bir ekranda tanıştık bu teknoloji ile. Sonra 2400 bps’te Internet gezgini kullanmaya başladık. Bir süre bilgisayarın kasasına yapışık yaşadık hayatımızı, telefon hattından gelen meşgul sesini duyabilmek ve tekrar dene butonuna basabilmek için. 1997 yılında Geocities üzerinde barındırılan ilk web siteme sahip olmuştum, başka bir Can sağolsun önce Perl ile başladım dinamik web uygulamalarına, sonra bir ara PHP en son da ASP’de durup hemen 99’da ilk e-ticaret sitemizi hazırlamıştık bile. Çok yaşa adrenalin :)

Derken lise bitti, önce Yıldız Teknik Üniversitesi’nde bir sene pit-stop yaptıktan sonra Almanya’ya düştü yolum, bana çok şey kattığında inandığım Münih Teknik Üniversitesi‘ne. Buradayken de boş durmayarak önce e-gunluk.com‘u kurduk 2000 senesinde. Tabi elimin altında daha o zamanlardan Mbit seviyesinde Internet olunca artık ana ilgi alanımın bu olacağı da kesinleşmişti. Bir gece gezmesi sonrasında ertesi sabah cebimden çıkan bir kağıt parçasının yolu  exope.com‘a kadar uzanarak bana ilk sosyal ağ deneyimimi yaşattı. E-ticaret çalışmalarım ise bir iki firmaya ihtiyaç duydukları altyapıyı sağlamak ve danışmanlık vermek şeklinde devam ediyordu. Bu arada tabii ki Almanya’ya bilgisayar bilimleri ve işletme okumaya giden her genç gibi benim de yolum Siemens AG ile kesişti. Sonra da uzunca bir süre MSG Systems AG‘de biyometri ile ilgili bir projede, insanların klavye kullanım farklılıklarının onların bir bankanın sistemine giriş yaparken kullanabilecekleri bir güvenlik sistemi olabileceğini öğrendim ve kodladım.

Yıllar çok çabuk geçti ve bir anda tekrar İstanbul’da olduğumu farkettim. Hatta öyle bir akıntıya kapılmışım ki farketmeden, bu akıntı beni yıllar boyunca aleyhine konuştuğum kurumsal hayatın içine Doğan Grubu bünyesindeki Doğan Mobil Teknolojiler‘e getirivermiş. Televiyonlarda, gazetelerde gördüğümüz “yaz gönder”lerin hem teknik hem de ticari tüm yönlerini öğrenme fırsatım oldu bu süreç içinde, bir de bana ne ile uraştığımı sorduklarında anlatamadığım bir işim. Her kurumsal yapıda da olduğu gibi biz de orada pek çok “yeniden yapılanma gördük tabii ki ve onlardan biri beni ve çok değerli (bunu ne kadar inanarak söylediğimi bilmenizi isterim) çalışma arkadaşlarımı Hürriyet binasına Doğan Telekom‘a gönderdi. Eh madem geldik biraz da geniş bant nedir, nasıl sağlanır ve satılır bir de bu hizmetin yanına ne iliştirilir onu öğrenelim dedik, hatta bu konuda şirketimize oradan ayrılırken bir vizyon planı bile bıraktık.

Akacak kan damarda durmaz tabii, sonunda beklenen oldu ve yukarıdaki bahsettiğim tecrübelerin pek çoğundan beraberce geçtiğim liseden sıra arkadaşım Güven Önder ile birlikte kendi şirketimizi kurduk, kurarken havalı da bir isim bulduk TAG Bilişim Ticaret ve Pazarlama diye.

Hayat devam ediyor tabii ki daha buraya yazacağım çok şey çıkar diye tahmin ediyorum ama şimdilik burada noktalamalıyım sanırım zira biraz fazla uzattım :)

Ekleme 1 (01.01.2012): Aradan geçen zaman içinde TAG Bilişim’in bir marka adı oluştu. Artık kendisine T&G Workshop diyoruz. Buna ek olarak bir şirket daha kurduk adına da BrandaCMG/Istanbul dedik. Girişimci kan akmaya devam ediyor anlayacağınız :)

Saygı ve sevgilerimle,

Kıvanç Toker

One thought on “Hakkımda

  1. mustafa

    Merhaba,
    Ben elektrik-elektronik mühendisi biriyim ve mezun olala bir yıl olmadı.
    Bu aralar yazılım uzmanlığı eğitimi almayı düşünüyorum. Üniversite yıllarımda kendi bölümümle ilgili yazılımla uğraştığım için bu eğitimi almayı düşünüyorum.
    Size sormak istediğim yazılım sektörü gerçekten kötü durumda mı bu eğitimi almaya değer mi çalışmayı seven biri için?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir